1 Mayıs 2013 Çarşamba

Hatalarını kabullenmek bu kadar zor olmalı. Ya da kabul etmektense sevdiğini söylediğin kişiyi üzmek, her gece göğsünde bi ağrıyla çoğunlukla ağlayarak uyumasına sebep olmayı tercih etmek bu kadar kolay olmamalı. Böyle kolaysa eğer aşk bunun neresinde?
Aşk gözünden sakınıp saklamak değil miydi, aşk kıyamamak değil miydi, sevgilim?
Her mutsuz yatağa girdiğimde, her kollarında uyuduğumu hayal edemediğim gece, kopuyoruz biz sevgilim, sen içimi eze eze üstüme basıp geçiyorsun, beni duvarlara vura vura paramparça ediyorsun. Görmüyor musun, sonum, sonumuz aşkımızın enkazı olacak sevgilim. Kırma duvarlarımızı.
Hata yaptığında mantıklı sebeplerini değil, bu hatayı düzelttiğini görmek istiyorum. Sana beni üzdüğünü söylediğimde kavga değil şefkat istiyorum. Kör mü oldu gözlerin, sevgilim? Peki ya hislerin? Beni üzdün diye için acımıyor mu artık senin?
Anlıyorum, ben sende çoktan olsa da olur olmasa da olmuşum çoktan vazgeçilmişim sevgilim. Başka nasıl bir açıklaması olabilir ki boğazıma attığın düğümlerin, göğsümün tam ortasındaki bu korkunç kabuk bağladıkça bi şekilde kanayan yaranın sebebi?
İyi geceler sevgilim, benim için böyle bir şey mümkün olmasa da belki hala mümkündür senin için.

4 yorum:

  1. ah be marslı kızım..

    aşkla ilgili tüm umudumu kaybettim ben..

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. ama neden böyle olmak zorunda Mia'm? :(

      Sil
  2. "Beni üzdün diye için acımıyor mu artık senin?" harika..

    YanıtlaSil
  3. Bazen canı acır insanın, bazen can acıtır.
    Sanırım bu aralar acı çeken olmak varmış kaderinde.
    Umarım düzelir...

    YanıtlaSil