23 Eylül 2012 Pazar

Daha öpmemiz gereken öpücükler var dedim.
Sahi öpücük öpülür mü? Yağmur yağardı, yemek yenirdi ama öpücük öpülür müydü ki? Neden olmasın? Zaten aslında öpücüklerin karşılığı değil mi tüm öpüşler? Dudaklara değil dudakların verdiği öpücüğe cevap, öyle olmalı.
Sahi siz hiç karşılığı olmayan bi öpücük verdiniz mi? Ben verdim, tadı duvar öpmek gibiydi. Keşke duvarı öpseydim, o duvardan duygusuz dudaklar yerine. Keşke böyle üzülmeseydi içim.
Sahi içimiz üzülür müydü? İçim sıkıldı derdik mesela ama içim üzüldü demezdik hiç. Benim bi kere midem çok üzülmüştü. Kendi kendini kemirip, yiyip bitirmişti yüzüm bir hafta içinde kendini toparlamışken.
Sahi neden bunları yazdım ki? Öpmem gereken öpücüklerim vardı, içimi üzenler belli belirsiz hatırladığım bir kabus kadardı. Onu hatırlayarak kaybedecek zamanım yoktu hem, sevmem gereken sevgilerim vardı. O daha çok seviyordu, ben daha sevmeye korkuyordum.
Ben de geçmiş acılara döndüm arkamı gittim, ona yetişmem lazımdı.

8 yorum:

  1. kafamız karışır ama kalbimiz karışır mı? benimde senin gibi bu aralar kalbim karışık, içim üzgün, tam benlik olmuş bu yazı :(

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. kalbimiz kafamızdan daha çok karışır gibi bazen. ama kalbin karışmadığı zaman doğru yaptığını biliyosun anlıyosun..:)

      Sil
  2. seni yerim marslı bi kızım..
    o ne güzel bir ilk cümle be!

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Canım mia'm!
      o senin güzel görüşün :))

      Sil
  3. Karşılığı olmayan öpücük tüyler ürpertici şey yaşamadım ama anlayabiliyorum.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Umarım hiç yaşamazsın gerçekten çok kötü.

      Sil
  4. Bu yazına bayıldım :))

    YanıtlaSil