28 Ekim 2011 Cuma

kader varsa benimki bu olsun.

Kader var. Ya da belki kader doğru kelime değil, ama bişey var işte. Attığımız küçük küçük adımlar, verdiğimiz önemsiz, basit kararlar, durduğumuz yerler, baktığımız yerler bir şekilde yolunu yoluma düşürüyor. Mucize.


Hiç bir sebebi yokken başımı yukarı kaldırdım, hiç bir sebebi yokken aşağıya baktın. Yukarı baktım, sen ordaydın, üstgeçitte. Aşağıya baktın ben ordaydım, durakta. Hepsi aynı yere gittiği halde binmediğim 5. belki 6. otobüs geçiyordu önümden, binmememin hiç bir sebebi yoktu ama binmedim işte. Kafamı kaldırmam da tamamen tesadüftü ama kaldırdım işte, tıpkı senin tam o an oradan geçmen ve aşağıya bakman gibi. Beynim sen olup olmadığını algılamaya çalışıyordu, sen benden hızlı davrandın. Tepki vermem için nefes almayı hatırlamam gerekiyordu, hatırlayamadım. Gülümsedin sen, el salladın. İçime hava doldu, yüzüme gülümseme yapışmıştı bile kim koydu onu oraya bilmiyorum, ve ben de el salladım sana. Hiç hesapta yokken ordaydın sen. Hiç düşünmezken bana bakıyordun, gülümsüyordun.

***
4-4.5 saatlik saçma sapan kabuslarla boğuştuğum bir uykunun ardından, alarmın yatağımdan beni neredeyse söküp almasıyla uyanmıştım halbuki o sabah -sabah demeye dilim varmıyor açıkçası, yattığımdan daha karanlıktı hava uyandığımda- mutsuzdum. Olmaması gereken bazı düşünceler vardı aklımda, hem düşünceler üzüyordu hem hiç var olmamaları gerektiği gerçeği, üzgündüm. Otobüsü kaçırdım, derse geç kaldım, sinirliydim. Son bozuk paramla kahve aldım, gözlerimi açabilmek için, uykusuzdum. Sonra kendime bi çeki düzen vermeye karar verdim, tuvalete gittim saçlarımı düzelttim, kalemimi rimelimi sürdüm, insana benzedim. Dersler geçmek bilmedi, bıkkındım. Sonunda bittiğinde dolmuşa vericek bir kuruş bozuk param kalmadığını fark ettim, kapıya kadar yürümeye karar verdim. Hem düşüncelerimle, müzik ve temiz havayla zaman geçirmeye ihtiyacım vardı. Yürüdüm, yürüdüm. Mesafe uzundu ama zor gelmedi, öyle düşüncelere dalmıştım ki ışınlandım sanki kapıya. Durağa geldim, otobüsler geçti, geçti binmedim. Hiç bir şeyi beklemiyordum halbuki ama her otobüs durduğunda yanına kadar gidip vazgeçip geri dönüyordum. Sonra oldu işte, sen geldin. Her şey anlam kazandı, sabah hatta dün gece hatta bir haftadır olan herşey. Ertelediğim ödev, uyumadığım uyku, kaçırdığım otobüs, kalmayan bozuk param, binmediğim otobüsler hepsi anlam kazandı.
***
Ve hepsi, o küçücük ana değerdi..Ve hikayemize, aramızdaki bizi bağlayan minicik minicik düğümlere bir yenisi eklendi..
Evet, kader varsa benimki bu olsun. Aşk yalansa gerçek olsun.

10 yorum:

  1. aşk tesadüfleri severden bi sahne izlemiş gibi oldum adeta :)) güzel hareketler bunlar :)

    YanıtlaSil
  2. cidden film gibi oldu, sersemledim:))

    YanıtlaSil
  3. Yahu olayları dramatize etme böyle.Seviyosan git;ortaokuldaki gibi merdiven boşluğunun ordaki kaloriferin oraya çek söyle,sevmiyosan da başkasını sev,kahroldum burda:D

    Şaka şaka işin güzel kısımları bunlar zaten,kendine acı çektirip malzeme çıkarmak:) Böyle durumlarda aklıma hep şu olay gelir;birgün arkadaşla oturuyoruz,adam bi kızı seviyor ama bunalımda.İnsan sevdiği için bunalıma girer mi saçmalık burda zaten:D Neyse biraz analiz ettikten sonra ona yaptığım yorum şuydu:Sen bu kızı seviyorsun,kafanda kıza çıkma teklif ediyorsun,sonra kendi kendini reddedip bunalıma giriyorsun.Manyak mısın arkadaş söyle öyle bunalıma gir ! gibi bir yorumda bulunmuştum.O etkileyici konuşmamdan sonra masadaki herkes kopmuştu tabi de adam gaza gelip söylemişti,öyle bunalıma girmişti:D
    Bu yazdıklarını okuduğunda gülümseyeceğin günler olcak.Neyse uzayayım buralardan:)

    YanıtlaSil
  4. Hahahaa ben ortaokulda da kimseyi merdiven boşluğunun ordaki kalorifere çekmedim :P zaten aramızda kalsın harry potter'a falan aşıktım o dönemler sdkşljfcsd
    Yapım bu, ufacık şeyleri dramatize etme yeteneğine sahibim elimde olmadan yapıyorum ve bundan zevk alıyorum, garip bişey.Arkadaşının durum da çok hoşmuş (!) :D ama bizimki biraz daha karışık ona duygularımdan bahsetmek yapacağım en büyük hata olur, sevmez öyle vıcık vıcık aşkım bebeğim durumlarını. Çıkma olayı da ters. Ben de sevmem zaten 7/24 mesajlaşmalar falan sdkjlfdh çıkmayı da sırf başkaları elleşmesin diye isterim ldksjvhfd
    neyse işte sadece hayatımda olmasını birlikte zaman geçirmeyi falan istiyorum, bunu açıkça söyleyebilirim tabi ki ama o da benim için işin eğlencesini kaçırıyo :D

    YanıtlaSil
  5. Çıkma olayları saçma zaten.Yani o olaya isim verme saçma.Zaten sevgili olcaksan olaylar kendiliğinden gelişir ve olursun bu kadar basit.Ama her zaman durum böyle değil.Mesela başka bir bahtsız arkadaşımın hoşlandığı bi kızla arasında geçen diyalog şöyle:

    Merve:-Ya ferhat ben galiba seni arkadaşım olarak görüyorum.
    Ferhat:-Ama elimi tutuyosun merve:)

    Yeni alınmış sms paketinin hemen ardından ayrılma olayına değinmiyorum:D O tarihleri iyi ayarlayıp kampanyanın son gününde ayrılmak lazım ki kimse mağdur olmasın:P

    YanıtlaSil
  6. Hah işte anlatmak istediğim buydu tam olarak.

    Ahahaaa çok eğlendim arkadaşın cidden çok bahtsızmış :D belki de arkadaşı olarak elini tutuyodur? sjkdlshadclkj
    ve haklısın ayrılıcaksan sms paketinin son günü ayrıl ziyan oluyo onca sms :D

    YanıtlaSil
  7. :) yani şimdi iyi giden bir ilişki içinde misin sen.

    YanıtlaSil
  8. deeptone'cum bizim bi ilişkiye sahip olmak için daha 40 fırın ekmek yememiz gerek :)

    YanıtlaSil
  9. ay üzücü ilişkiyse konuşup düzeltmek lazım. aşk huzur vermeli. ilişki mutlu etmeli. huzursuz ediyorsa bi yannış olmalı.
    :)

    YanıtlaSil
  10. onunla ciddiyetle konuşamıyoruz ki yani ciddiyetle konuştuğumuz konular ciddiyetsiz saçma sapan konular oluyo:) garip bi etkileşim var aramızda henüz oturtamadık bi kalıba :)

    YanıtlaSil