12 Temmuz 2011 Salı

Eskiler..

Yıllar sonra ilk kez böyle hevesli tatile gidiyorum. Kafam rahat ilk defa, aklımdakileri gerçekleştirdim. Kendimi aştım tekrar ve tekrar. Artık gidebilirim sanırım.
Küçük bi not: Soygazlar da bağ yapıyomuş olm ya çok yıkıldım. Kimseye güvenmiceksin bu dünyada sdfdfdja 
Dün eski günlüklerimin olduğu dosyamsı şeyi indirdim. Öyle şeyler buldum ki içinde, baya bi nostalji oldu.. -Günlüklerimin gülmekten altına ettirme etkisine sahip olduğundan bahsetmeme gerek yok, sanırım 10-15 yaşları arasında çok salakmışım.-
Benim böyle okulda sene içinde yapılan yazışma kağıtları, çizimler ve benzeri şeyleri saklama alışkanlığım var. Atamıyorum napıyım! O kağıtlardan buldum bir sürü. Eskiden ikiz'im dediğim insanla yaptıklarımızı.. Ben harry potter'a aşıktım o zamanlar, bi hikaye çizmişiz daniel'la evleniyorum çoluk çocuğa karışıyoruz falan sakdfj. O da bi hocasına aşıktı, hocasının nişanlısını öldürüp, mezarını falan çizmişiz sdffg. Bide 2050 yılında ölmüşüz lan.
Bunun gibi bir sürü saçma şey vardı, sonra yıllık yazılarımız vardı. Duygulandım işte -balığız olm oluyo böyle şeyler- Ona çok kırgın olmama rağmen o kağıtların hatrına mesaj attım. Bi kez daha affettim, o bir kere bile özür dilememiş olsa da. Ama bu kez paylaştığımız onca şeyi silip atmama sebep oldu cevap bile vermeyerek.

Nerdeyse 3 yıl aynı sırayı paylaşmıştık ya, unut onu.
Sana anlattığım şeyler var ya, hepsi yalandı.
Bana anlattıkların mı? Ben hiç bir zaman dinlememiştim seni.
Birlikte yaşlanacağımıza dair söz vermiştik ya.. Aslında öyle bir şey olmadı.
Ben seni hiç tanımadım, tanımamışım. Sen de beni tanımadın say, sevgili ikizim.
***
Eski aşklarımı buldum, çıkardım sonra o günlükten. Arkadaşlarım doğumgünümde bi tanesinin baş harfi olan kolye almıştı..Tabi ki bir kez bile takamadım ama o zaman için değerli bişeydi. Bazı anıları öyle hararetle öyle içtenlikle anlatmışım ki tekrar yaşamış gibi oldum. Sanki tekrar göz göze geldim onlarla, heyecanlandım.. Tekrar kalbimi kırdılar, üzüldüm. Küçücük bir kızdım ben, onlarla büyüdüm.. Tam son günlük bitti derken arada yazılı bir sayfa daha gördüm, şaşkınlıkla açtım.

Gördüğüm şey inanılmazdı sadece. O'nunla yaşanacak şeylerimiz olduğuna inandığımı yazmışım, hatta bizi temsil eden resim bile çizmişim. İnanıyorum olacak demişim. Ben o yazdığım çocuksu ama gerçek inançla dolu satırların çoğunu gerçekleştirmişim, hem de o kağıdın varlığını bile unutmuşken. Hem ağladım hem güldüm kağıda bakıp saatlerce. İnsan kendine sürprizler hazırlayabilir mi? Ben yapmışım bunu! Ağladım belki ama çok çok iyi hissettirdi, o bi kaç satır bana. Tarihine baktım, 4 ay bile geçmemiş üstünden. Ama neler yaşanmış o kadar kısa sürede..

Ayrıca, dosyayı çıkarma amacım ilk sinema biletimizi, ait olduğu yere koymaktı. Tüm o hüzünlü, acıklı hikayelerin yanına bu toz pembe mutluluğu ekledim. Bu bile mükemmel hissettirmiyor mu?
Bu da 
şarkımız olsun. -tek bi satırıyla sana sesleniyorum canım arkadaşım,  "you used to be like my twin."

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder