26 Haziran 2011 Pazar

Mimoş 12 (Otobüsteki çocuk)

Öncelikle bu ara bana bişeyler oldu hiç bişey yazasım gelmiyo hatta bloga giresim bile gelmiyo. mutluluk yaramıyo da diyebiliriz. ama demeyelim lan nazar değmesin! aşık ve mutlu olunca yemeden içmeden kesiliyorum falan bide mesela gariptir. ama bu da bi bakıma iyi değil mi? hem aşık hem mutlu hem zayıf oh yeah! Sonralıkla, bi kaç mimim vardı ama ne olduklarını bile unuttum yapamıyorum o yüzden çok özür dilerim sevgili bloggerlarım.. şu blog yazamama konusunu napıcaz ya bana bi çözüm bulun..eski yazılarımı mı yayınlıyım yoksa pembe gözlüklü aptal aşk mod'a devam mı dersiniz? yoksa böyle bi iki satırlık şeyler mi yazıyım?

Gelelim mim konusuna;

Ergenken yaptığınız, aklınıza geldikçe güldüğünüz veya 'böyle bişeyi nasıl yapmışım ya inanamıyorum kendime' diyip utandığınız şeyler. Bi anınız olabilir veya madde madde yazabilirsiniz


Benim anlatacağım olay güldüğüm veya utandığım bişey değil tam olarak ama vay be nasıl yapmışım diyorum her aklıma geldiğinde ehe. Başlıktan da anlaşılacağı üzere olay otobüste geçiyor. Marslı kız otobüste bi çocuk görüp aşık olur, aşık olmak derken beğendim yani çok yakışıklıydı falan :D
Böyle sürekli karşılaşıyoruz, ikimizin dersanesi de aynı saatte bitiyo, tabi gördükçe daha çok takıyorum ben bu çocuğa. Bi gün dedim ki arkadaşlarıma ben bu çocuğa telefon numaramı vericem. Yapamazsın falan dediler iyice gaza geldim derkeen yine aynı otobüse bindik. Çıkardım kağıdı numaramı yazdım altına da bi iki satır bişey karaladım "Yaptığım çok çocukça biliyorum ama bazen bir şeyleri sadece yapmak gerekir, düşünmeden.. hayat çok klişe biraz renk katmak lazım bazen.." yazdım. İneceğim durağa yaklaştık kalktım, yapamıcam kesin diye düşünürken kendimi çocuğun önünde kağıdı uzatırken buldum! Evet evet! cidden bunu yaptım otobüste-hiç-tanımadığım-birine-numaramı-verdim! Otobüsten indim, o gün her telefon titreştiğinde heyecanlandım falan ama hiç bi mesaj çocuktan değildi.. Zamanla unuttum bu olayı, bir ay falan sonra bi mesaj geldi!!! o yazdığım nottan bir cümleyle bitiyordu hem de. "Biraz geç kaldım belki ama basit bir merabayla başlamak istemedim.. ve sana katılıyorum hayat yaşamak için çok klişe :)" demişti. Meraba otobüsteki çocuk dedim ben de ona. İsimlerimiz öyle kaldı ben otobüsteki kız, o otobüsteki çocuk. Baya mesajlaştık, sayesinde az fizik çalışmadım. fizikten nefret ederdim hala da ediyorum ama onunla mesajlaşırken çalışırdım o beni zorlardı bi test daha çöz hadi öyle bırak falan diye:) Ben telefonumu verdiğimde sevgilisi varmış o yüzden mesaj atmak doğru olmaz diye düşünmüş ama kağıdı atmamış, saklamış. Ayrılınca da mesaj atmış işte bana..Cidden çok iyi biriydi ama benim hevesim kaçtı sonradan buluşmak istemedim hep erteledim falan o da küstü. Sonra telefonum bozuldu numarası da gitti kendimi affettiremiyorum da. Arkadaş olarak kalmayı isterdim ama :) İşte böyle bi hikaye
tam mim konusuna uymadı ama idare edin

Not:Takıntılı ergenimin isteği üzerine yeniden düzenlenmiştir :)

5 yorum:

  1. aaa çok değişik ve çok güzel bir hikayeymiş!!

    hani "otobüsteki kız, otobüsteki çocuk" harika takma isimler.

    demek ki o gün mesaj atsa her şey farklı olurdu ama gerçekten geç kalmış of off

    YanıtlaSil
  2. ya o kağıda ne yazmıştın ve onun attığı ilk mesaj neydi çok merak ettim :)

    bide pembe gözlüklü aptal aşk moda devaaam :)

    YanıtlaSil
  3. Mia, evet bebeğim gerçekten farklı olabilirdi o gün mesaj atsaydı ama böyle olması gerekiyomuş demek ki :)

    Takıntılı ergen, yazıma ekliyim yazdığımı da o zaman :)
    vee fikir için de teşekkür ederim cidden bişeyler yazıyorum yazıyorum siliyorum sürekli..

    YanıtlaSil
  4. vay be :) yazdığın söze bayıldım. gerekise bi gün bende denerim :P

    YanıtlaSil
  5. dene bence herkes bi kez bunu yapmalı :D ama o kişiyi iyi seçmelisin :P

    YanıtlaSil