30 Mayıs 2011 Pazartesi

30052011

Eller.. Eller, çok önemlidir benim için. Parmaklarını, avuçlarını, hatta avuçlarının içindeki çizgileri incelerim uzun uzun. Parmakların parmaklarımın arasına yerleştiğinde huzur duymalıyım bundan, bilmeliyim nasıl kenetleneceklerini. Parmak uçların tenimde gezindiğinde, o dokunuşlar yabancı olmamalı. Avcunu sırtıma koyduğunda sıcaklığını, güvenini hissetmeliyim. Attığım her adımı onun güveniyle atabilmeliyim. Avuç içlerindeki çizgileri ezbere bilmeliyim, senin benimkileri bildiğin gibi, çünkü öyle birbirimize ait olacağız biz. O kadar senin olmalıyım ki, o çizgiler ben olmalı zamanla..Ve senin ellerin çok güzel. Öyle güzeller ki sadece bana dokunduğunu düşünmek bile titretiyor beni, sarsıyor. Ellerin sadece vücuduma değil ruhuma da dokunabilirler. Bu olasılığın varlığı neredeyse dayanılmaz. Ve senin ellerin çok güzel.

Gözler..Seni gözümde canlandırmaya çalıştığımda en kolay gözlerini hatırlıyorum. Gözlerimi kapadığım an beliriveriyor o karanlık ama aslında aydınlık gözler. Çok koyular, gece gibi. Ama içinde bir ışık var, yoksa hayal mi görüyorum? Işığa yürüyorum yavaş yavaş. O ışık, öyle aydınlık ki beni içine doğru çekiyor. Karanlığına aldırmıyorum o yüzden. O güzel eller ittirecekse beni gözlerinin içine, korkmuyorum düşmekten. Hem sonunda ışığa ulaşmak var, sana ulaşmak var. Ve senin gözlerin çok güzel. İlk defa bu kadar sıradan ama bu kadar dikkat çekici gözler gördüm ben. Çok sıradanlar, hep dediğim gibi bu beni mutlu ediyor, seni gerçek yapıyor. Ama çok farklılar hiç kimsenin gözleri öyle parlamıyor. Gözlerin sadece gözlerime değil, düşüncelerime de dokunabilirler. Sadece yüzüme bakıp anlayabilirsin ne düşündüğümü. Bu ihtimalin varlığı neredeyse dayanılmaz. Ve senin gözlerin çok güzel.

4 yorum:

  1. çok güzel bi yazı olmuş."O kadar senin olmalıyım ki, o çizgiler ben olmalı zamanla."bayıldım...

    YanıtlaSil
  2. Çok güzel bir yazı olmuş bu.Tebrikler...

    YanıtlaSil
  3. Hepinize çok ama çok teşekkür ederim:)

    YanıtlaSil