9 Mart 2011 Çarşamba

Kar

Hava inanılmaz derecede soğuk şu an. Her taraf bembeyaz, hala da yağıyor. Montuma yüzüme beyaz tüy taneleri konuyor. Etrafıma bakıyorum, sadece sonsuz beyaz. Kimse yok. Üşüyorum, parmaklarım telefonun ekranına dokunuyor ama ben hissetmiyorum, uyuştular. Ama öyle güzel ki burada olmak.
Bacaklarım yanıyor artık üşümekten, devam ediyorum yürümeye. Yürüyorum yürüyorum.. Acıtıyor ama hiç bitmesin istiyorum. Hiç böyle güzellik görmedim çünkü, kirlenicek diye korkuyorum. Evet, kar hep vardı hep yağardı ama benim hiç zamanım yoktu etrafıma bakıcak şimdiye kadar. Düşünecek, güzellikleri fark edecek, nefes alıcak vaktim olmadı, herşey koşuşturmaydı. O yüzden şimdi soğuğa rağmen tadını çıkarıyorum. Burası çok ama çok güzel.
Siyah kapşonumun içinden bembeyaz bi dünyaya bakıyorum. Gözümün önünde kırmızılıklar uçuşuyor. Saçlarım. Umursamıyorum. Islak ve darmadağınlar, uçuşuyorlar. Özgürler. Berbat olması önemli değil bu güzel yerde çirkin gözükmeyeceğimi biliyorum. Uyuşmuş parmaklarımla kucaklıyorum tüm beyazlığı. Ben de özgürüm. Kendi kendime mııldanıyorum, o duyacakmış gibi;


"Kar taneleri çarpıyor yüzüme, dudaklarıma. Onlar sensin, küçük dokunuşlar bırakıyorsun bana. Bir kar tanesisin konan dilimin ucuna. Bir kar tanesisin eriyen ağzımda."

Ne yazık ki fotoğraf çekemedim ama tam olarak buna benziyordu okul.

2 yorum:

  1. canimm yine cok guzel yazmissin. Her ne kadar kardan sogumus olsamda oyle guzel yazmissinki daha dun iyiki Ankara'da degilim dedigim an (ilk kez biliyosunki) bunu okuduktan sonra yine keske orda olsaydim diyorum (((:

    YanıtlaSil
  2. Sen burda ol ama hava güzel olsun! :) birlikte yapıcak çok şeyimiz var :))

    YanıtlaSil