25 Mart 2011 Cuma

Memories of An Old Friend

İnsanın her şeyini anlatabileceği, en güzel ve en kötü zamanlarında yanında olacağını bildiği, attığı her adımı destekleyen birine sahip olması çok güzel bişey. Eğer öyle bi arkadaşınız olduysa hemen anlarsınız zaten nasıl bi his olduğunu. Koşulsuz,şartsız nasıl sevildiğini bilirsiniz, tereddütsüz nasıl güvenildiğini.
Göz göre göre o arkadaşınızı kaybetmekse o kadar kötü o kadar berbat bişey ki. Aslında anlatıp keyfinizi kaçırmak istemiyorum ama anlatmak zorundayım. Ben kaybediyorum.
Gün geçtikçe onu tanımakta daha çok zorlanıyorum. İçimden bir parça eksiliyor sanki. Yeri dolmuyor.
İlk zamanlar bi iki trip atmaya çalıştım, beceremedim. İnsan kendinden bi parçaya küs kalamaz değil mi? Onu özlediğimi benden uzaklaştığını söyledim sonra.. Bahaneler saydı ("şu oldu bu oldu sonra şu oldu bi türlü mesaj atamadım bebeğim") affettim.. ("önemli değil bebeğim ama böyle açma arayı özlüyorum..")
Gel zaman git zaman alıştım bu duruma. Haftada bir bilemedin 2 kez konuşmaya başladık. Eskisi gibi değil tabi artık konuşmalarımız içten değiliz belki de ikimizde. Ama yine de her seferinde kırılıp 3-5 mesaj sonra affetmekten ona hak vermekten bıkmadım.
Haklı falan değildi. Çünkü biz arkadaştık, dosttuk. Bana attığı bir mesajı okuyup hüngür hüngür ağlamıştım bi kere böyle bi arkadaşım olduğu için çok şanslıyım diyordum hıçkırıklarımın arasında, o da ağlayarak yazmış benim gibi bi arkadaşa sahip olduğu için çok şanslı olduğunu. Biz böyle dostlardık, böyle bağlıydık birbirimize.. Yaşadığımız en ufak olayları bile paylaşmamız mecburiyetten değildi, birlikte olduğumuzu hissetmek içindi, birbirimize destek olmak içindi. Şimdi bir görevi yerine getirir gibi mesaj atıyor bana. Onu öyle iyi tanıyordum ki artık o olmadığını, çok değiştiğini bi smslik harf yığınından bile hissedebiliyorum. Eskiden her bi harf çok şey ifade ederken şimdi bomboş o mesajlar.
Ben en yakın arkadaşımı kaybediyorum. Ve buna sebep olan şeyi biliyorum. Onu değiştiren birbirimizin yıllığına yazdığımız o sözleri anlamsız kılan, ona bi mikrop gibi bulaşıp içine yayılan şeyi biliyorum. Durduramıyorum. Konuşmayı deneyemem bile. Mutlu olduğunu sanıyor çünkü. İlk kez doğru yaptığını sanıyor. En büyük hatası bu halbuki. Hayatını mahvediyor.
Ve ben sadece yalandan "sevindim canım.." diyorum tıpkı onun bana dediği gibi.
Benim hayatımı da mahvediyor. Çünkü ben onu hala seviyorum. Hala eksikliğini hissediyorum. Hala birbirimize verdiğimiz tüm o sözleri tutacağımıza (tutacağına) aptal gibi inanıyorum çünkü.
İnanın sevgilinizden ayrılmaktan bin kat zor en sevdiğiniz arkadaştan ayrılmak.
Aylardır görmezden geldim, umursamıyomuş gibi yaptım, bahanelerine kendimi inandırdım ama onun için artık ben kardeş değilim, dost değilim. Kabul etmeliyim onu kaybettim.

4 yorum:

  1. sana bir şey diyim mi benim de başıma geldi aynısı ama inan yıllar sonra alışıyor insan ve bu kadar üzülmüyor

    YanıtlaSil
  2. umarım ben de alışırım çünkü gerçekten çok üzüyor onu tanıyamamak beni..

    YanıtlaSil
  3. ya da şöyle bir şey oluyor marslı.. zaman geçiyor ve hayat öyle bir oyun oyunyor ki nası yani diyip kımıldayamıyorsun o an etrafındaki hiçbirşey hiçkimse seni anlayamayacak biliyorsun ve umutsuzca başını çeviriyorsun birisi var mı acaba diye işte o zaman eski dostlarını kırılmış olsa da yanından ayrılmayan dostlarını görüyorsun ve tutup çıkarıyorlar seni oradan :)
    inşallah çok kötü bir şey olmadan arkasını dönmek zorunda kalır ve tekrar sarılırsınız birbirinize...

    YanıtlaSil
  4. haklısın zağanos, öyle bi durum olursa düşünmeden affederim destek olurum ona :)
    umarım dediğin gibi olur..

    YanıtlaSil