18 Mart 2011 Cuma

Başrol olduğu oyunda repliği olmayan adam.

Özellikler vermiyorum sana, maskeler takıp kostümler giydirmiyorum. Bu kez büyük sözler etmiyorum öyle. Hayallerimde hareket ediyorsun yalnızca.
Yürüyorsun.. Nereye bilmiyorum, yönlendirmiyorum seni.
Konuşuyorsun.. Ama replikler yazmıyorum kendimce, duymuyorum sözlerini.
Sen hayalim değilsin, hayalimdeki kişisin çünkü. Gerçek dünyada var olan gerçek seni hayalime koyuyorum yalnızca. Hayalimde yaşamıyorsun, hayalim sende yaşıyor yani. İllüzyonlar yaratmıyorum beynimde, bu kez evcilik oynamayacağım.
Hayallerimde nefes alıyorsun yalnızca.
Kızıyorsun bazen bana.. Ama neden olduğunu asla bilmiyorum.
Bazen de ben kızıyorum sana.. Ama senin tepkini düşünmüyorum.
Rüya tam orada bitiyor sanki hep. Tam elimi tutacakken uyanıyorum. Tam dudakların bana değicekken gözlerimi açıyorum. Tam kim olduğunu öğrenicekken sabah oluyor her defasında.
Ama tekrar tekrar denemeye devam ediyorum ben. Çünkü davranışlarını hayal etmeye başlarsam, seni sen olmaktan çıkarır oyuncak hayaletlerimden biri yaparım. Ama sen farklısın. Sıfatlar bile koymuyorum isminin önüne, nitelemiyorum seni. Bilemiyorum ki kimsin sen.
Yani bu kez yaşanmamış hikayeleri yazmaya çalışmıyorum, kağıtları kalemleri hazırlıyorum yalnızca, temize çekiyorum kirlenmiş hayallerimi. Yaşanmasını bekliyorum biraz sabır biraz da ısrarla.
Hayallerimde sen varsın yalnızca.
Bana doğru geliyorsun.
Bir an sonrasını göremiyorum, siyah bir perde.
Bazen de ben sana doğru geliyorum, cesaretle.
En heyecanlı yerinde biten bir dizi gibi tam önüne geldiğimde kalıyorum öylece..

2 yorum: