16 Ocak 2011 Pazar

kusursuz. hata.

Ah sevgili, o kadar kusursuz bi hataydın ki.. Kusursuzluğuna kapılıp hata olduğunu gözden kaçırıvermişim işte. E yani, suçlu ben miydim? Sen hataydın, ben hata mı yaptım?
Hepimiz böyle değil miyiz halbuki? Cümlenin başına bakıp sonuna kendimize göre bişeyler yakıştırırız: "Kusursuz.. hımm kusursuz sevgili, kusursuz aşk, kusursuz mutluluk.." Boşluğu hatayla doldurmak hiç aklıma gelmedi.. Ama biz, insanlar hep bunu yaparız değil mi? Kabına bakıp alırız içine bakmadan hiç. İçi boştur aslında, doldurabiliceğimizi sanırız. Parlak hayal kağıtlarına sarılı "onu" görünce tamam deriz, işte bu. Ama o değil işte. Öyle değil. Hatasın sen. Kusursuz bi hatasın hem de. Benim için kusursuz bi hataydın. Çünkü geçmişte kaldın. Ama bensiz de hala hatasın. Bıraktığım kadar düzeltilemez bi yanlışsın hala.
Kusursuzsun, ah sevgili kapılmamak imkansız. Ama artık görebiliyorum hatasın tıpkı o günkü gibi, düzeltmek de imkansız..

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder