31 Ocak 2011 Pazartesi

Eskiköprününaltında.

Yürüyordum. Kendi yolumda. Kendi dünyamın küçük ayrıntılarına öyle dalmıştım ki geçip giden kalabalığı fark etmiyordum. O an ben vardım sadece, kendi etrafımda döndürüyordum tüm düşüncelerimi. Sen hiç olmadığın kadar yoktun aklımda. Tanıdık bi şey çarptı o anda gözüme. Sen.
Hemen kafamı çevirdim, istemsiz. Hani bi umut, belki sen olmadığına inandırırım kendimi diye. Bi kez daha gidişini seyretmiyim, bi kez daha arkada kalan ben olmayayım diye. Geçip gittin yanımdan. Öylece.
Biliyorum beni görmüştün ama tepki vermemiştin sen de. Geçip gittim yanından. Öylece. Bu kez bakmadım arkama, izlemedim gidişini. Gidecek bi yolum varmış gibi duraksamadan yürümeye devam ettim. Aslında seni gördüğüm o minik ana kadar bi yolum vardı. Yine döndüm yolumdan.
Beynim çığlık çığlığa "sen" anılarını dolduruyordu. Ne kadar olmuştu görmeyeli? Hiç değişmemiştin, değil mi.. Yine aynı sendin işte aynı tasasız, mutlu çocuk. Yine aynı bendim işte, melankolik hayalperest kız. Hiç değişmemiştik. Yine aynı iki yabancıydık, birbirini görmezden gelen. Yine aynı iki yalancıydık tüm yaşanmışlıkları inkar eden. Yürümeye devam ediyordum ama yoktum aslında. Ezilmiştim, küçücük kalmıştım bu eski düşüncelerimin altında.
Yere çöktüm. Sokağın ortasında. İnsanlar bana bakıyorlardı, bi olay kokusu almış gibi, saçma hayatlarına renk getirecekmişim gibi. Öylece kaldım, ağlayamadım. Bi süre oturdum, kimse noldu demedi. Yavaşça çantama uzandım, ayağa kalktım. Geri döndüm tam karşılaştığımız yere. Gülümsedim, yolumdan yürümeye devam ettim..

Çünkü o sokakta bi şeyi fark ettim. Benim en güzel hikayem sendin, nolursa olsun en çok seni sevmiştim ben. Hep seni sevmiştim. Önümden koşarak geçtiğin andan beri. Şimdi hayatıma devam ediyorum. Her düştüğümde seni düşünüyorum ki senden daha az sevdiğim insanlar için senden daha çok üzülmeyim.
Bi gün yine karşılaşıcaz biliyorsun değil mi?..

27 Ocak 2011 Perşembe

gossip girlden nerelere geldim, ah şu garip beynim.

Gossip girl'ü izleyemiyorum. Çünkü kaçıncı bölümde kaldığımı sana söylemiştim, bak unutma sana sorcam ben unutuyorum demiştim. Hakkaten unuttum. Ama sen unutmazdın böyle şeyleri.. Sen benimle ilgili hiç bişeyi unutmazdın.
Telefon numaramı,
Sadece bi kere görmüş olmana rağmen telefonumun markasını,
Bilmem-ne-zaman anlattığım bi olayı -saçma sapan olsa dahi-,
Ağzımdan çıkan hiç bişeyi unutmazdın sen.
Ama bazı şeyleri de unuturdun -unutmuş gibi yapardın-
Seni msnden fbdan silmemi,
Seni kızdırdığım zamanları,
Seni çook ama çook üzdüğüm zamanı,
bi kez olsun yüzüme vurmadın, neden yaptın diye sormadın sen.
Sanırım bu kısma bir de kendimi eklemeliyim. unuttuğun -unutmuş gibi yaptığın- şeyler. Bunu hatırlıyor olmanı tercih ederdim.

Neyse eminim sen olsaydın kaçıncı bölümde kaldığımı unutmamış olurdun. Evet bölümlere bakıp bulabilirim nerde kaldığımı, tabi ki. Ama senin hatırlatmanı istiyorum. Eskisi gibi.

Sen.

Sen gittin,
Asla eski sen olamazsın istesen de..
İşim bitti seninle!
O korkularla titresen,
acılarla inlesen de
İşim bitti.

Anlaşılmaz haller içindeyim, içimdeyim kendi içimdeyim..
Sensizlikte senleyim, senle sensizliktey(d)im.

25 Ocak 2011 Salı

Shitty Day(s)

Tatilin böyle mal mal geçmesine sinir oluyorum.. Herşey çok boktan. Her gün öğlen -pardon akşam- 3te kalkıyorum lan! Tatille ilgili en büyük hayaliminse,bir gün boyunca hiç kalkmadan uyumak olması acınası bi durum. Uyumaktan tipim kaydı, gözlerim şişik şişik, saçım başım darmadağın. Kahkülüm ortadan ikiye ayrılmış birleşmemekte kararlı, bu da ayrıca bi stres yaratıyo. Uyanık olduğum bütün zamanları da burda geçiriyorum. Yapıcak bişey kalmayınca boş boş ekrana bakıyorum sadece. Dizi falan izliyorum, fotoğraf bakıp duruyorum, ilgimi çeken bi kaç blogu üşenmeden saatlerce okudum mesela. 2 gündür pijamamı üstümden çıkarmamış olmam o kadar acıklı ki, gözlerim yaşardı.. Ah, hayır o soğandanmış. Salata yaptım. O kadar fazla yaş geldi ki gözümden şimdiye kadar ağlayamadığım bütün gözyaşları çıktı galiba. Yaşama olayını sadece temel işlevlere indirgediğim için hiç bişey olmuyo. O yüzden durup durup eskileri düşünüyorum. Düşünüyorum, düşünüyorum,düşünüyorum.. Uykum kaçıyo. Düşünüyorum,düşünüyorum,düşünüyorum. Uykuya dalıyorum. Düşünmekten uyanamıyorum. Dışarı çıkmalıyım acilen. Sarhoş olmalı belki. Alışverişe gidip kendimi kaybetsem? Ya da date? Evet bu hoşuma gitti. Salak bi sırıtış oluştu bi anlığına yüzümde. Sonra tipimi hatırladım, iğrençtim. Aklıma bi şarkı geldi, hadi dinleyelim:


I hate myself today.
I don't know what's happening to me.
I hate my face today.
I think I look so shitty.


23 Ocak 2011 Pazar

For my happy ending

It's nice to know that you were there.
Thanks for acting like you cared,
And making me like I was the only one.
All this time, you were pretending so much for my happy ending.

No, no I'm not complaining. I really mean it, noone had tried for me so hard, as you did. Noone had made me feel special, but you.
Thank you for all good memories.

Döndüğünde..

Yaptığın şey yüzünden sana kızmıyorum, nefret etmiyorum senden. Söylediğim büyük sözlerin aksine, döndüğünde burda olucam. Hala aynı yerde. Belki aynı şekilde olmayacak, belki senin bizim için düşündüğün hikaye olamayacak artık. Ama bi sen olcak benim hayatımda ve biliyorum ki bi ben olcak senin hayatında..
Döndüğünde, her şey doğru olcak. Nasıl dönmüş olursan ol, bu kez doğru sözleri söylicem, olman gereken yere koyucam seni. Döndüğünde, uyucam diyip bırakmıcam seni mesela. Sabaha kadar konuşucaz.. Döndüğünde, içimden geçen her şeyi söylicem. Yarısını söyleyip, yarısında susmıcam. Döndüğünde, beni mutlu ettiğini söylicem.
Döndüğünde, en önemlisi, geri çevirmicem seni. Senin bana yaptığın gibi, soru sormadan kabul edicem hayatıma. Sanki en son 2 gün önce konuşmuşuz gibi davranıcam ben de.
Bunları sana söylemek istiyorum, senin de endişelerini gidermek istiyorum. Çünkü ben böyle avunuyorum. "Döndüğünde"yi bekleyerek.. Ama yapamıyorum, artık olmaz..
Belki bi şekilde hissedersin, döndüğünde kızgın nefret eden bi kızla karşılaşmıcaksın. Ama anlamalısın "gittiğinde"deki kız olamam, onu bekleme, isteme, düşleme. Geç oldu onun için..

Nasıldı? Sevindim. Evet ben de iyiyim. Her zamanki gibi işte. Uykum geldi.
Uyuyabilirim. Yoksun sen.
Neyse döndüğünde, buralarda olucam ben.. Görüşürüz, sen de kendine iyi bak. İyi geceler.

19 Ocak 2011 Çarşamba

18 Ocak 2011 Salı

aaaaaggggğğğ

bugün

bugün okula gitmedim. ders çalışcaktım.. bi ara çalışır gibi oldum sanki.. oldum mu acaba, bilmiyorum. mouse'umun pili bitti, biraz gerginim. 3 eski pilini sırayla takıp duruyorum. evde pil kalmamış. kumandanınkini mi çalsam.. içeri gitmeye de üşendim. amaan, içim sıkıldı.

pisces me

+Aptal balık sus artık suus!
- O asla susmıcaakk..
+Duygu selinde boğulasıca.
- Balığız olm yüzeriz :D
+skym!asddsalfkdsolfkd
- Duymadım sanki
+ Bıktım artık senin bu şımarık obsesif kompulsif depresyonlarından!
-Özlüyorum.
+Salak.
-Sonuçta yine benim dediğim oldu..
My pisces always wins, there is no other way.

acımadı kii acımadı kii asdsafd.

Yeni bi alışkanlık geliştirdiğimi fark ettim. Yoluma çıkan acıları benimseyip yaşamaktansa üstüne basıp geçiveriyorum. Yarım saat, bir saat şokunu yaşıyorum sonra sanki benim acım değilmiş gibi duygusuzca düşünüp mantıklı kararlar veriyorum. Geri dönüşü, ikinci bi şansı asla olmayacak acimasiz kararlar. Ve şaşırtıcı bi şekilde o iyimser, duygusal kararlarımın aksine bunlardan hiç pişman olmuyorum. Mantıklı oldukları için doğru, doğru oldukları için pişman olunamazlar çünkü.
Bunu yapmamalıyım belki de. Üstüne basıp geçince atlattım sanıyorum, halbuki ayakkabılarımın altına bulaşıyo acılar. Attığım her adımda beni yere yapıştırıp ilerlememi, devam etmemi engelliyor. Kurtuldum sanarken aslında onlar hep benimle geliyo.. Yaşanmıyo ama inkar da edilemiyo, belki boğazıma düğümlenmiyo ama omzumda tonlarca yük oluyo.. Acıtmadığı yalan çok acıtıyo işte. Taşıyamıyorum en sonunda.. Vazgeçiyorum, yine aptal duygusallığımla mantık sınırlarını zorluyorum. Evet pişman oluyorum! Attığım her bir mesajdan tek tek. Senden bahsettiğim her konuşmadan, seni düşündüğüm her saniyeden ayrı ayrı pişman oluyorum.
Bir türlü kabullenemediğim, istemediğim senin aksine acını sahiplendim şimdi. Benim acım, benim yanlışım, benim suçum, benim aşkım mı?

16 Ocak 2011 Pazar

kusursuz. hata.

Ah sevgili, o kadar kusursuz bi hataydın ki.. Kusursuzluğuna kapılıp hata olduğunu gözden kaçırıvermişim işte. E yani, suçlu ben miydim? Sen hataydın, ben hata mı yaptım?
Hepimiz böyle değil miyiz halbuki? Cümlenin başına bakıp sonuna kendimize göre bişeyler yakıştırırız: "Kusursuz.. hımm kusursuz sevgili, kusursuz aşk, kusursuz mutluluk.." Boşluğu hatayla doldurmak hiç aklıma gelmedi.. Ama biz, insanlar hep bunu yaparız değil mi? Kabına bakıp alırız içine bakmadan hiç. İçi boştur aslında, doldurabiliceğimizi sanırız. Parlak hayal kağıtlarına sarılı "onu" görünce tamam deriz, işte bu. Ama o değil işte. Öyle değil. Hatasın sen. Kusursuz bi hatasın hem de. Benim için kusursuz bi hataydın. Çünkü geçmişte kaldın. Ama bensiz de hala hatasın. Bıraktığım kadar düzeltilemez bi yanlışsın hala.
Kusursuzsun, ah sevgili kapılmamak imkansız. Ama artık görebiliyorum hatasın tıpkı o günkü gibi, düzeltmek de imkansız..

15 Ocak 2011 Cumartesi

yeni şeysim ya bu şimdi hevesliyiz ablası.

yazar komplekslerine falan girdim. ilham gelmiyuuuoooooeeeğğğ. kafamın içindeki düşünce baloncukları taklalar atıyo birbirine giriyo. garip bişeyler oluyo işte. bütün sesler aynı anda dışarı çıkmaya çalışıyo asdkajdskfhaskjdıhfsadsf diye bişeyler oluyo. ama şimdi hevesliyim ya yazmak lazım. ilerleyen saatlerde bi ilham bekleniyo hadi bakalım.

ben geldim..

Gelmesem olmazdı çünkü. Şu işe de bi el atıyım dedim. Yine bi bok yiyom ama hadi hayırlısı,sevgili okurlar.Kendi kendine konuşana deli derlermiş, düşündüm ki sizinle konuşuyomuş havası verirsem içsel saçmalamalarım deli damgası yemez. Hoş, yese de çok fark etmez.
Önceden uyarmalıyım sizleri, bu okuduklarınız hayatınızı daha güzel falan yapmıcak, sosyal mesaj içeriğiyle boğmıcak sizi, dünyayı daha güzel bi yer haline getirme amacım falan da yok. Saçmalıyom lan ben!
Sonra gün gelir, tüm depresif ergenliğimle hayattan bezdiririm. Karamsar, melankolik, intihar eğilimli falan filan. Ergenim lan ben!
İşte böyle.. Neler yaşanacağını ileriki bölümlerde görücez bakalım.
Hadi ok kib bye.